Türk çini sanatının kökleri Orta Asya’ya, Uygurlar dönemine kadar uzanır. Selçuklularla Anadolu’ya taşınan bu sanat, Osmanlı döneminde altın çağını yaşamıştır.
Selçuklu Dönemi
Anadolu Selçukluları döneminde Konya, Kayseri ve Sivas gibi şehirlerdeki cami, medrese ve saraylarda firuze, lacivert ve mor renklerin hâkim olduğu mozaik çini ve sekiz köşeli yıldız ile haç biçimli karolar öne çıkmıştır.
Osmanlı Dönemi
Osmanlı döneminde İznik ve Kütahya, çini üretiminin iki büyük merkezi hâline gelmiştir. 16. yüzyılda İznik atölyelerinde geliştirilen mercan kırmızısı, Mimar Sinan eserlerini süsleyen çinilerle dünya çapında ün kazanmıştır.
Kütahya Çiniciliği
İznik’te üretim zayıfladıktan sonra Kütahya, geleneği kesintisiz sürdüren merkez olmuştur. Sarı, yeşil, mor ve kobalt mavisinin canlı kullanımı, serbest fırça tekniği ve zengin motif çeşitliliği Kütahya çinisinin karakteristik özellikleridir. Bugün Kütahya, Türkiye’nin çini başkenti olarak bu mirası yaşatmaya devam etmektedir.